Eşanlamlılar: Artikülasyon Bozukluğu, Sesletim Bozukluğu, Ses Söyleme Bozukluğu
Kategori: Dil ve Konuşma · Tür: hastalık
Özet
Fiziksel, yapısal, nöromotor veya işitme bozukluğu olmaksızın konuşma seslerinin yaşa uygun edinilememesi ve fonolojik işlemlerin sürmesiyle konuşma anlaşılırlığının azalmasıdır; alıcı dil akranlarıyla uyumludur, prozodi ve akıcılık genelde bozulmaz. 3 yaşta %16, 8 yaşta %3,6 sıklıkta görülür ve erkeklerde 1,5-4 kat sıktır. Çocuğun konuşması 2 yaşta %50, 3 yaşta %75, 4 yaşta %100 anlaşılır olmalıdır; hatalar tutarsızsa ve fonolojik işlem çoksa anlaşılırlık daha düşüktür. Önleştirme, duraklaştırma ve akıcıların farklılaşması gibi fonolojik işlemler 6 yaşından sonra sürüyorsa, ayrıca k yerine t kullanma, ses yer değiştirme veya atlama görülüyorsa, ifade edici dil geriliği olabilir. DSM-5’e göre iletişim etkinliğini azaltan, erken gelişim evresinde başlayan ve serebral palsi, Dudak ve Damak Yarığı, işitme kaybı, Kafa Travması gibi durumlara bağlanamayan süregiden ses çıkarma güçlüğü gerekir. Hafif-orta olguların yaklaşık %75’i 6 yaşa kadar düzelir; okul öncesi dönemde dil ve konuşma terapisiyle müdahale edilir. Disfoni, Dizartri ve Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisi ayırıcı tanıdadır.
Bölümlerdeki özetler
- Konuşma seslerinin yaşa uygun edinilmemesi ve fonolojik işlemlerin sürmesiyle konuşma anlaşılırlığında azalma; alıcı dil akranlarıyla uyumlu, prozodi ve akıcılık genelde bozulmaz. Okul öncesi dönemde dil ve konuşma terapisiyle müdahale edilir. (Dil ve Konuşma › Çocukluk Çağı Konuşma Bozuklukları; s.654, s.655)
- Fiziksel, yapısal, nöromotor veya işitme bozukluğu olmaksızın konuşma seslerini yaşa uygun doğru üretememe; 3 yaşta %16, 8 yaşta %3,6 sıklıkta, erkeklerde 1,5-4 kat sık. Hafif-orta olguların yaklaşık %75i 6 yaşa kadar düzelir; orta-ağır olgulara konuşma terapisi uygulanır. (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları › İletişim Bozuklukları; s.4245, s.4246)
Ayrıntılı bilgi
Kitabın ilgili bölümlerindeki bilgilerin tekrarsız derlemesi; parantez içindeki sayfalar PDF’e bağlanır.
Tanım ve sınıflama
- Fonoloji konuşma seslerinin zihinde nasıl organize olduğuyla ilişkilidir; konuşma seslerinin yaşa uygun edinilmediği, anlaşılırlığın düşük olduğu, tipik gelişimdeki fonolojik işlemlerin sonlanmadığı ve tutarlı/tutarsız hataların artarak sürdüğü durumlar fonolojik bozukluk olarak değerlendirilir (s.655)
- Ses söyleme bozukluğu (konuşma sesi/fonolojik/sesletim/artikülasyon bozukluğu): yaşa, gelişim düzeyine ve lehçeye göre konuşma seslerini doğru üretememe; fiziksel, yapısal, nöromotor veya işitme bozukluğu yoksa tanı konur (s.4245).
- Örnekler: k yerine t, ‘elma’ yerine ‘ema’, ‘kitap’ yerine ‘kit/kipat’; en sık yanlış söylenen ‘geç sekiz’: ç, j, l, r, s, ş, t, z; birinin hatası 8 yaşa kadar normal sayılabilir (s.4245).
Epidemiyoloji
- Türkçede ses edinimi: 2 yaş civarı /p, b, d, m, n/; 3 yaşta /t, k, g, f, v, y/; 4 yaşta /s, ş, ç, c, h, l/; en geç /r/ yaklaşık 6 yaşta edinilir (s.655).
- Türkçede gırtlaktan üretilen sesler yoktur, sözcükler ğ ile başlamaz, iki ünlü yan yana gelmez (yabancı kökenliler hariç) (s.654).
- Prevalans 3 yaşta %16, 8 yaşta %3,6; erkeklerde 1,5-4 kat; olguların %14’ünde dil bozukluğu eşlik eder; ailesel kümelenme sık (s.4245–4246).
Klinik bulgular ve seyir
- Tipik gelişimde basitleştirme (fonolojik işlem) görülür: kapı→tapı (önleştirme), araba→ajaba (akıcıların farklılaşması), çocuk→doduk (duraklaştırma ve ötümlüleştirme); 6 yaşa kadar tüm seslerin edinilmesiyle sonlanması beklenir (s.655).
- Alıcı dil akranlarla uyumludur, ifade edici dil geride olabilir (s.655).