Eşanlamlılar: Bronşiyal Karsinoid
Kategori: Onkoloji · Tür: hastalık
Özet
Solunum epitelindeki nöroendokrin Kulchitsky hücrelerinden kaynaklanır ve çocuklarda en sık malign pulmoner neoplazmdır; tipik (%90) ve atipik (%10) alt tipleri vardır. Hışıltı, öksürük, hemoptizi ve tanıdan yaklaşık 1 yıl önce başlayan tekrarlayan Pnömoni görülür; kitleyle ilişkili lobar veya segmental kollaps saptanabilir. Karsinoid sendrom nadirdir, idrarda 5-HİAA artabilir. Tanı bronkoskopi ile biyopsi ve toraks BT’ye dayanır; atipik formda nekroz veya yüksek mitotik indeks bulunur. Tedavi eksizyonel cerrahi ve lenf nodu çıkarımıdır. Astım ayırıcı tanıdadır.
Bölümlerdeki özetler
- Solunum epitelindeki nöroendokrin Kulchitsky hücrelerinden kaynaklanır; çocuklarda en sık malign pulmoner neoplazmdır. Tipik (%90) ve atipik (%10) alt tipleri vardır. Karsinoid sendrom nadirdir. Tedavi eksizyonel cerrahi ve lenf nodu çıkarımıdır. (Göğüs Hastalıkları › Pulmoner Tümörler; s.3087)
Ayrıntılı bilgi
Kitabın ilgili bölümlerindeki bilgilerin tekrarsız derlemesi; parantez içindeki sayfalar PDF’e bağlanır.
Tanım ve sınıflama
- Çocuklarda en sık görülen malign pulmoner neoplazmdır; trakeobronşiyal malignitelerin %67’sini oluşturur (s.3086, s.3087).
- Solunum epitelindeki nöroendokrin Kulchitsky hücrelerinden kaynaklandığı düşünülür (s.3087).
- Tipik (%90) ve atipik (%10) alt gruplara ayrılır; atipik formda nekroz veya yüksek mitotik indeks vardır (s.3087).
Epidemiyoloji
- Yerleşim: lobar bronş %75, ana bronş %10, periferik parankim %15 (s.3087).
Etiyoloji ve patogenez
- Nöroendokrin peptit salgılama eğilimi vardır ancak metastaz olmaksızın karsinoid sendrom nadirdir; idrarda 5-HIAA artar (s.3087).
Klinik bulgular ve seyir
- Hışıltı, öksürük, hemoptizi ve Pnömoni; kanser dışı akciğer hastalıklarıyla karışır, tanı alan çocuklarda semptomlar genelde yaklaşık 1 yıldır sürmektedir (s.3087).
Tanı
- Görüntülemede lobar/segmental kollapsla ilişkili kitle; bronkoskopi lezyon yerini, endobronşiyal tıkanıklığı gösterir ve biyopsi alınabilir; BT bronşiyal tıkanıklık, parankim tutulumu ve cerrahi sınırı gösterir (s.3087).