Özellik Değer
tags sendrom
ad-tr Salisilat zehirlenmesi
ad-en Salicylate poisoning
gen —
kalitim Edinsel
insidans ‘Akut toksik doz >150 mg/kg; >300 mg/kg ciddi, >500 mg/kg ölümcül olabilir’
tus-onceligi çok yüksek
guncelleme 2026-10-09
kaynaklar Nelson - Bölüm 7 Çocuklarda İlaç Tedavisi

Salisilat Zehirlenmesi

“APAP ve ibuprofen, çocuklarda en sık kullanılan analjezik ve antipiretik olarak aspirinin yerini aldığı için küçük çocuklarda salisilat zehirlenmesi sıklığı önemli ölçüde azalmıştır” (Nelson - Bölüm 7 Çocuklarda İlaç Tedavisi, Bölüm 77).

⚠️ Keklik üzümü yağı — çok küçük hacim ölümcül“Bununla birlikte, salisilatlar sadece aspirin içeren ürünlerde değil, aynı zamanda ishal kesici ilaçlarda, topikal ilaçlarda, sentez işlevleri ve bitkisel ürünlerde yaygın olarak bulunur.” (örn. keratolitikler, spor kremleri) “Keklik üzümü yağı 1 tatlı kaşığı (5 ml) içinde 5 g salisilat içerir, yani bu ürünün çok küçük hacimlerinin yutulması ciddi bir zehirlenmeye neden olabilir.”

Patofizyoloji

💡 Dört ayrı metabolik saldırı“Salisilatlar, solunum merkezinin doğrudan uyarılması, oksidatif fosforilasyonun bozulması, trikarboksilik asit döngüsünün engellenmesi ve glikoliz ve glukoneogenezin uyarılması dahil olmak üzere çok çeşitli fizyolojik süreçlerle etkileşime girerek zehirlenmeye yol açar.”Doz eşikleri:

Klinik ve laboratuvar bulguları

⚠️ Akut ve kronik zehirlenme farklı görünür“Salisilat zehirlenmeleri akut ve kronik olarak sınıflandırılır ve çocuk hastalarda akut zehirlenme çok daha yaygındır.”AKUT:“Akut salisilizmin erken belirtileri bulantı, kusma, terleme ve kulak çınlamasını içerir.”“Orta düzeyde salisilat zehirlenmesi, takipne ve hiperpne, taşikardi ve zihinsel durum değişikliği olarak ortaya çıkabilir.”“Takipne büyük ölçüde kusma, takipne ve terleme nedeniyle farkedilmeyen kayıpların artışından ve oksidatif fosforilasyonun bozulmasından kaynaklanır.”“Bu nedenle, önemli ölçüde zehirlenen hastada erken sıvı resüsitasyonuna dikkat edilmelidir.”“Şiddetli salisilat zehirlenmesi belirtileri arasında hafif hipertermi, koma ve nöbetler bulunur.”KRONİK:“Kronik salisilizmde hastalar daha iyi bir görünüme sahip olabilir ve hastalar akut zehirlenmeye göre önemli ölçüde daha düşük salisilat düzeylerinde belirgin zehirlenme (örn. zihinsel durum değişikliği, kardiyojenik olmayan akciğer ödemi, asidemi) gösterebilir.”

Asit-baz seyri

💡 Önce alkaloz, sonra asidoz“Klasik olarak, salisilatlarla zehirlenen bir hastanın laboratuvar değerleri birincil solunumsal alkaloz ve birincil, yüksek anyon açıklı metabolik asidozu ortaya çıkarır.”“Akut salisilizm sırasında erken dönemde solunumsal alkaloz hakimdir ve hasta alkalemiktir.”“Solunum uyarısı azaldıkça, hasta asidemiye doğru gidecektir.”“Hiperglisemi (erken) ve hipoglisemi (geç) tanımlanmıştır.”“Pıhtılaşma bozukluğu ve akut böbrek zedelenmesi görülebilir ama sık değildir.”

⚠️ Seri düzey izlemi şart“Sürekli bir düşme eğilimine girene kadar, seri serum salisilat düzeyleri yakından izlenmelidir (başlangıçta her 2-4 saatte bir).”“Zehirlenmelerde salisilat emilimi öngörülemez ve düzensizdir, özellikle enterik kaplı bir üründe alındığında birkaç saat sonra bile düzey yüksek derecede toksik aralığa hızla yükselebilir.”“Done nomogramının değeri düşüktür ve KULLANILMAMALIDIR.”“Serum ve idrar pH’ı ve elektrolitleri yakından izlenmelidir.”

💡 APAP düzeyi de bak“Salisilatları kasıtlı olarak aşırı dozda kullanan herhangi bir hastada APAP düzeyi kontrol edilmelidir, çünkü APAP çoklu ilaç alımlarında sık görülen bir ortak ilaçtır ve insanlar reçetesiz satılan analjezik ilaçları sıklıkla karıştırır veya birlikte kullanır.”

⚠️ Kardiyojenik olmayan akciğer ödemi“Salisilat zehirlenmesi, özellikle kronik aşırı dozda, kardiyojenik olmayan akciğer ödemine neden olabilir; sonuç olarak solunum sıkıntısı olan herhangi bir hastada göğüs grafisi önerilir.”

Tedavi

💡 İdrar alkalileştirmesi birincil tedavidir“Salisilat zehirlenmesi için birincil tedavi şekli idrarın alkalileştirilmesidir.”“İdrarın alkalileştirilmesi, salisilatların iyonize hale getirilerek böbrek tübüllerinde ‘tuzaklar’, böylece elemeyi arttırır.”“Ek olarak, yüklü parçacıkların kan-beyin engelini geçememesi nedeniyle serum pH’ını alkali tutmak, salisilatların merkezi sinir sistemine geçişini azaltır.”“Alkalileştirme, idame sıvı hızlarının yaklaşık 2 katı hızında sodyum bikarbonat infüzyonu uygulanmasıyla elde edilir.”“Tedavinin amaçları arasında idrar pH’ının 7,5-8, serum pH’ının 7,45-7,55 tutulması ve serum salisilat düzeylerinin azaltılması yer alır.”

⚠️ Potasyum olmadan alkalileştirme olmaz“Potasyum hücre içine itilecektir ve Hipokalemi idrarın alkalileşmesini bozar.”“Bu nedenlerden dolayı, bikarbonat infüzyonuna genellikle potasyum eklenir.”