Çocukluk çağı kulak burun boğaz hastalıkları dış, orta ve iç kulağı, burun ve paranazal sinüsleri, farenks ve larenksi, ağız tabanını, tükürük bezlerini ve boynu kapsar. Bilgi tabanında bu başlıkta 133 hastalık ve sendrom yer alır. Bunlara ek olarak sık karşılaşılan pek çok üst solunum yolu enfeksiyonu enfeksiyon, göğüs ve acil bölümlerinde ele alınır. Alanın çocuk hekimi için önemi iki yönlüdür. Birincisi, akut otitis media, streptokok farenjiti, bakteriyel sinüzit ve epistaksis gibi tablolar günlük pratiğin en sık başvuru nedenleri arasındadır. Akut otitis media çocuklarda en sık tanı konan hastalıktır ve çocukların %80’i 3 yaşına kadar en az bir atak geçirir. İkincisi, epiglottit, derin boyun apseleri, bilateral koanal atrezi ve otojen ya da sinüzite bağlı intrakraniyal komplikasyonlar gibi hava yolunu veya yaşamı tehdit eden durumlar da bu alanda yer alır. İşitme kaybı ise dil ve konuşma gelişimini doğrudan etkilediği için ayrı bir önem taşır. Bu nedenle erken tanı ve rehabilitasyon alanın temel hedeflerinden biridir.
Orta kulak enfeksiyonları ve komplikasyonları. Akut otitis media, orta kulakta sıvıya ateş ve ağrı gibi akut bulguların eşlik ettiği tablodur. En sık etkenleri S. pneumoniae, tiplendirilemeyen H. influenzae ve M. catarrhalis’tir. Efüzyonlu otitis media ise akut bulgu olmadan orta kulakta sıvı bulunmasıdır. Östaki tüpü disfonksiyonu en önemli etkendir ve olguların çoğu 3 ay içinde kendiliğinden düzelir. Uzun süren efüzyon adezif otitis media, retraksiyon cepleri ve kolesteatom ile sonuçlanabilir. Kulak zarında perforasyon ve 6 haftadan uzun akıntıyla seyreden kronik otitis media çoğunlukla atlanmış ya da yetersiz tedavi edilmiş akut otitten gelişir. Kolesteatom orta kulak ve mastoidde keratinize skuamöz epitel birikimidir ve kemiği rezorbe eder. Konjenital kolesteatom ise sağlam timpanik membranın arkasında görülür. Komplikasyonlar arasında en sık olanı akut mastoidittir. Bunu subperiostal apse, petrozit, labirentit, otojen fasiyal paralizi ve intrakraniyal tablolar izler. İntrakraniyal komplikasyonlar arasında otojen menenjit en sık görülendir. Lateral sinüs trombozu ve buna bağlı otitik hidrosefali de bu grupta yer alır.
Dış kulak hastalıkları. Akut eksternal otit ıslaklık, travma ya da cilt hastalığı zemininde gelişir ve tragus hassasiyetiyle tanınır. Otomikoz eksternal otitlerin yaklaşık %10’unu oluşturur. Fronkülozis ise S. aureus’a bağlı lokal bir apsedir. Serümen buşonu iletim tipi işitme kaybının en sık nedenidir. Dış kulak yolu yabancı cismi de çocuklarda yaygındır. Aurikula travmaları (hematom, perikondrit) drenaj yapılmazsa kıkırdak nekrozuna ve karnabahar kulak deformitesine yol açabilir.
Konjenital kulak anomalileri ve işitme kaybı. Kepçe kulak dış kulağın en sık oluşum kusurudur. Mikroti ve anoti ile dış kulak yolu stenozu ve atrezisi iletim tipi işitme kaybına neden olur ve sıklıkla orta ya da iç kulak anomalileriyle birlikte görülür. Preaurikuler sinüs olgularının %3-10’unda brankiootorenal sendrom bulunur. İç kulak malformasyonları doğuştan işitme kayıplarının yaklaşık %20’sini oluşturur. Bunların en yaygını genişlemiş vestibüler akuadukttır. Sensörinöral işitme kaybı konjenital olguların yaklaşık yarısında genetik kökenlidir. İşitsel nöropati spektrum bozukluğu normal OAE ve anormal ABR ile ayrılır. Edinsel nedenler arasında ototoksisite, gürültüye bağlı işitme kaybı, menenjit sonrası labirentitis ossifikans ve temporal kemik kırığı sayılabilir.
Vestibüler bozukluklar. Çocuklarda vertigonun en sık nedenleri vestibüler migren ve onun öncülü sayılan benign paroksismal vertigodur. Vestibüler nöritte işitme korunur, labirentitte ise işitme kaybı eşlik eder. Benign paroksismal pozisyonel vertigo ve Meniere hastalığı çocuklukta nadirdir.
Burun ve paranazal sinüs hastalıkları. Alerjik rinit kronik rinitlerin yaklaşık yarısını oluşturur. Akut bakteriyel sinüzit, ÜSYE bulgularının 10 günden uzun sürmesi, kötüleşmesi ya da tekrarlaması ile düşünülür. Üç aydan uzun süren inflamasyon kronik rinosinüzit olarak adlandırılır. Nazal polipozis çocukta nadirdir. Saptandığında kistik fibrozis, antrokoanal polip ve alerjik fungal sinüzit akla gelmelidir. Yapısal sorunlar arasında koanal atrezi en sık konjenital nazal anomalidir ve yarısında CHARGE başta olmak üzere bir sendrom eşlik eder. Septum deviasyonu, nazal fraktür ve septal hematom de bu gruptadır. Tümörler arasında, 2. dekattaki erkeklerde görülen juvenil nazofaringeal anjiyofibrom öne çıkar.
Farenks, tonsil ve adenoid hastalıkları. Grup A streptokok farenjiti çocuklarda en sık bakteriyel farenjittir ve 5-15 yaşta sık görülür. Tedavinin asıl amacı akut romatizmal ateşin önlenmesidir. Enfeksiyöz mononükleoz ve adenovirüs farenjiti ayırıcı tanıda yer alır. Enfeksiyöz olmayan tonsillitin en sık nedeni ise PFAPA sendromudur. Rekürren tonsillit, tonsil hipertrofisi ve adenoid hipertrofisi cerrahi endikasyonların başlıca kaynağıdır. Adenotonsiller hipertrofi, 2-6 yaşta sık görülen obstrüktif uyku apne sendromunun en sık risk faktörüdür.
Larenks ve hava yolu. Laringomalazi bebeklik stridorunun ve konjenital laringeal anomalilerin en sık nedenidir. Krup ise enfektif üst hava yolu tıkanıklığının en sık nedenidir. Epiglottit, Hib aşısından sonra azalmış olsa da acil hava yolu güvencesi gerektiren bir tablo olmayı sürdürür.
Derin boyun enfeksiyonları ve boyun kitleleri. Peritonsiller apse çocuk ve ergenlerde en sık derin boyun enfeksiyonudur. Retrofaringeal apse ise en sık 2-4 yaşta görülür. Bunlara ek olarak parafaringeal apse ve Ludwig anjini de bu grupta yer alır. Bu enfeksiyonlar mediastinite ya da karotid psödoanevrizmasına ilerleyebilir. Konjenital boyun kitlelerinin en sık olanı tiroglossal kanal kisti orta hatta yerleşir ve yutmayla hareket eder. Brankial kleft kisti lateralde, sternokleidomastoid kasın önünde bulunur. Lenfatik malformasyon, timik kist, teratom ve bebeklerde tortikolise yol açan fibromatozis kolli de ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Ektopik tiroid çoğunlukla lingual yerleşimlidir ve sıklıkla tek fonksiyonel tiroid dokusudur.
Kulak ağrısı akut otitis media, eksternal otit, fronkülozis, büllöz mirinjit ve herpes zoster otikus ile ilişkili olabilir. Tragus hassasiyeti dış kulak yolunu, bombe ve hiperemik timpanik membran ise orta kulağı işaret eder. Kulak akıntısı perforasyonlu akut otit, kronik otitis media, kolesteatom (kötü kokulu) ya da yabancı cisim düşündürmelidir. Akıntıya aural polip eşlik ediyorsa temporal kemik rabdomyosarkomu da akla gelmelidir. Burun kanaması çoğunlukla Kiesselbach pleksusundan kaynaklanan dijital travmaya bağlıdır. Tek taraflı ve tekrarlayan kanama ise yabancı cisim, anjiyofibrom ya da herediter hemorajik telenjiektazi açısından değerlendirilmelidir.
| Yakınma / bulgu | Düşünülecek tablolar | Ayırt ettirici ipucu |
|---|---|---|
| Ateş + kulak ağrısı | Akut otitis media | Bombe, hiperemik timpanik membran |
| Tragus hassasiyeti, DKY ödemi | Akut eksternal otit, otomikoz | Otomikozda pamuk benzeri görünüm |
| Kulak arkası şişlik, kepçenin öne itilmesi | Akut mastoidit | Kulak zarı bombe; maskeli formda zar sağlam |
| Tek taraflı kötü kokulu burun akıntısı | Nazal yabancı cisim | Alt konka altında cisim; pil acildir |
| Ergen erkekte tek taraflı tekrarlayan epistaksis + tıkanıklık | Juvenil nazofaringeal anjiyofibrom | Hipervasküler nazofarinks kitlesi |
| Bebekte doğumdan beri stridor | Laringomalazi | Değişken şiddetli, 6 ayda en kötü |
| Havlar öksürük + inspiratuvar stridor | Krup | 6 ay-3 yaş, gece ani başlangıç |
| Salya, yutma güçlüğü, toksik görünüm | Epiglottit, retrofaringeal apse | Gırtlak muayenesinden kaçınılır |
| Tek taraflı tonsil büyümesi | Peritonsiller apse | Ergen yaşta sık |
| Horlama, ağız açık uyku | Adenotonsiller hipertrofi, OSAS | Polisomnografi altın standart |
| Orta hat boyun kitlesi | Tiroglossal kanal kisti | Yutma ve dil hareketiyle yer değiştirir |
| Vertigo, işitme normal | Vestibüler nörit, vestibüler migren | Nöritte tek atak; migrende tekrarlayan |
| Vertigo + işitme kaybı | Labirentit, Meniere hastalığı | Labirentitte otit zemini |
İşitme kaybında ilk adım tipin belirlenmesidir. İletim tipi işitme kaybı hava yolu ile kemik yolu arasında açıklık gösterir ve en sık nedeni serümendir. Bunu efüzyonlu otit, perforasyon ve atrezi izler. Sensörinöral kayıp ise genetik, enfeksiyöz, ototoksik ve travmatik nedenleri kapsar. Bebeklerde seslere tepkisizlik, daha büyük çocuklarda ise konuşma gecikmesi, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşme işitme kaybını düşündürmelidir. Odyolojik eşikleri normal olduğu halde yakınması olan çocukta santral işitsel işlemleme bozukluğu ya da fonksiyonel işitme bozukluğu düşünülebilir.