Pediculus humanus capitis’in saçlı deriye yerleşmesidir; okul çağı çocuklarında ve kış aylarında sıktır, doğrudan temas ve ortak eşyalarla bulaşır. Ense, kulak arkası ve saçlı deride yoğun kaşıntı ilk enfestasyondan 2-6 hafta sonra başlayabilir. Muayenede canlı bit ve saça sıkıca yapışık sirke görülür (ince dişli tarak; Wood ışığında yeşil-sarı floresans ve mikroskopi yardımcıdır); ekskoriasyon, sekonder bakteriyel enfeksiyon (impetigo, fronkül), oksipital veya servikal lenfadenopati, ense folikülit ve konjonktivit eşlik edebilir. Topikal pedikülositler (permetrin, malatyon, spinosad vb.) ve sirkelerin mekanik temizliği uygulanır; dirençli olguda oral ivermektin kullanılır. Psoriyazis, saç spreyi kalıntısı ve seboreik dermatit ayırıcı tanıdadır.
Pediculus humanus corporis ile gelişir; kötü hijyen koşullarında ve evsizlerde görülür, epidemik tifüs, siper humması ve tekrarlayan ateşin vektörü olabilir. Giysi dikişi, bel çevresi ve aksillada kaşıntı, merkezi hemorajik delikli papüller, likenifikasyon, hiperpigmentasyon ve sekonder enfeksiyon görülür. Tanı giysi dikişlerinde bit veya yumurtanın görülmesiyle konur. Tedavide hijyen, giysilerin yüksek ısıda yıkanması ve gerekirse permetrin kullanılır. Atopik dermatit, kontakt dermatit, nörodermatit ve uyuz ayırıcı tanıdadır.
Phthirus pubis’in neden olduğu, çoğunlukla cinsel yolla bulaşan enfestasyondur; çocuklarda kirpik tutulumunda cinsel istismar akla gelmelidir. Kaşıntı, ekskoriasyon, piyoderma ve alt karın ile uyluk üstünde mavi-gri maküler lezyonlar (maculae ceruleae) görülür; bit ve yumurtalar pubik bölge, kaş, kirpik, aksilla ve perianal bölgede bulunur. Kirpik tutulumunda kirpik dibinde kabuklanma, konjonktivit ve preauriküler lenfadenopati eşlik eder. Tanı bit ve yumurtaların görülmesiyle konur. Topikal permetrin veya piretrin uygulanır, kirpikte vazelinle mekanik temizlik yapılır.
Palatin tonsil kapsülü ile faringeal kaslar arasında irin birikimidir; çocuk ve ergenlerde en sık derin boyun enfeksiyonudur, adolesanlarda sıktır (ortalama yaş 13), küçük çocuklarda akut tonsillit sonrası gelişir, polimikrobiyaldir ve Fusobacterium necrophorum ile S. pyogenes sık etkenlerdir. İrinsiz formu peritonsiller selülittir. Şiddetli, genellikle tek taraflı boğaz ağrısı, ateş, disfaji, salya akması, boyun ve kulak ağrısı, boğuk (sıcak patates) ses ve mediastinal yayılımda göğüs ağrısı görülür. Muayenede yaklaşık üçte ikisinde trismus (parafaringeal yayılım veya medial pterigoid tutulumu), tek taraflı şişmiş ve fluktuan tonsilin aşağı-mediale itilmesi, uvulanın karşı tarafa deviasyonu, yumuşak damakta dolgunluk, servikal ve submandibüler lenfadenopati ve polimorfonükleer baskın lökositoz bulunur; derin boyun enfeksiyonu işaretleri ense sertliği, boyunda hassasiyet ve şişlik ile arka faringeal duvar şişliğidir; ciddi üst solunum yolu tıkanıklığında tripod duruşu ve suprasternal retraksiyon görülür. Tanı klinik olup kontrastlı boyun BT’de halka kontrastlı hipodens kitle görülür, USG de kullanılabilir. Tedavi iğne aspirasyonu veya insizyon-drenaj, IV antibiyotik ve destek tedavisidir; çocukların yaklaşık %7’sinde tekrarlar. Epiglottit, lenfoma, parafaringeal ve retrofaringeal apse, peritonsiller selülit ve şiddetli tonsillofarenjit ayırıcı tanıdadır.
Poliovirüsün omurilik ön boynuz motor nöronlarını ve beyin sapı motor nükleuslarını tuttuğu enfeksiyondur; asemptomatik, aseptik menenjit veya paralitik formda seyredebilir, aşı sayesinde nadirdir. Paralitik formda asimetrik flask paralizi, arefleksi ve duyusu normal kas güçsüzlüğü görülür; hafif yürüme bozukluğundan ciddi olguda solunum yetmezliğine kadar değişir. Akut dönem sonrası EMG’de dev motor ünite potansiyelleri izlenir; kronik fazda bacak boyu farkı ve ilerleyici deformite gelişir. Tanı duyusu normal kas güçsüzlüğü ve polio öyküsüyle klinik olarak konur.