Çocukluk çağı dermatolojisi; deri, saç, tırnak ve mukozaları tutan, yenidoğandaki geçici fizyolojik değişikliklerden ağır genodermatozlara ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlara kadar uzanan geniş bir alandır. Bilgi tabanında bu başlık altında iki yüzü aşkın hastalık ve sendrom yer alır. Deri hastalıkları pediatride hem çok sık başvuru nedenidir hem de sistemik hastalıkların görünür penceresidir: café-au-lait makülleri nörofibromatozisi, dermatitis herpetiformis çölyakiyi, akrodermatitis enteropatika çinko emilim bozukluğunu, ektima gangrenozum ise nötropenik hastada Pseudomonas sepsisini haber verebilir. Atopik dermatit, akne vulgaris ve alopesi areata gibi kronik tablolar ise uyku, özgüven ve ruh sağlığı üzerinden yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiler.
Yenidoğanın geçici ve fizyolojik deri bulguları. Toksik eritem term yenidoğanların yaklaşık yarısında ilk 24-48 saatte başlayan, eozinofilden zengin ve kendiliğinden geçen bir erüpsiyondur; prematürelerde nadirdir. Geçici neonatal püstüler melanoz doğumda bulunan, nötrofil içeren ve hiperpigmente makül bırakan püstüllerle ayrılır. Milia, sebase hiperplazi, neonatal akne, miliarya, kutis marmorata, Harlequin renk değişikliği, Mongol lekesi ve fizyolojik deskuamasyon tedavi gerektirmeyen, ancak tanınması aileyi rahatlatan bulgulardır. Doğumda belirgin deskuamasyon ise postmatürite veya konjenital iktiyoza işaret edebilir.
Egzematöz ve papüloskuamöz hastalıklar. Atopik dermatit çocuklarda en sık kronik inflamatuar deri hastalığıdır; filaggrin mutasyonu ile bozulan bariyer, yoğun kaşıntı ve yaşa göre değişen dağılımla (bebekte yüz ve saçlı deri, çocukta fleksör yüzler) seyreder ve atopik yürüyüşle ilişkilidir. Seboreik dermatit süt çocuğunda yağlı sarımsı skuam ve beşik kapağı ile, kaşıntının belirgin olmamasıyla ayrılır. Alerjik kontakt dermatit tip IV reaksiyondur ve yama testiyle doğrulanır; irritan kontakt dermatit ise immünolojik değildir ve bebeklikteki en yaygın formu bez dermatitidir. Papüloskuamöz grupta plak psoriasis (Koebner, Auspitz ve tırnak çukurlaşması), streptokok enfeksiyonu sonrası guttat psoriasis, madalyon plak ve Noel ağacı dağılımıyla pitriazis rozea ve mor poligonal papüllü liken planus öne çıkar.
Bakteriyel deri enfeksiyonları. Non-büllöz impetigo çocuklarda en sık bakteriyel deri enfeksiyonudur ve bal rengi krutla tanınır; büllöz impetigo eksfoliyatif toksinli S. aureus ile yenidoğan ve bebeklerde gevşek büller yapar. Ektima impetigonun ülseratif, skar bırakan formudur. Folikülit, fronkül, karbonkül ve kutanöz apse derinliği artan foliküler-subkutan enfeksiyonlardır. Erizipel keskin sınırlı yüzeyel bir tutulumken selülit derin dermis ve subkutan yağı tutar. Perianal streptokokal dermatit sıklıkla geç tanı alır ve guttat psoriasisi tetikleyebilir.
Viral, fungal ve paraziter enfeksiyonlar. Molluskum kontagiozum, düz siğiller, plantar siğil ve herpetik dolama sık viral tablolardır; herpetik dolamanın bakteriyel paronişiden ayrılması gereksiz cerrahi drenajı önler. Dermatofitozlarda tinea kapitis 3-14 yaş erkek çocuklarda sıktır ve sistemik antifungal gerektirir; tinea korporis anüler, kenarı aktif plaklarla, tinea pedis adolesanda ve id reaksiyonu ile seyreder. Pitriyazis versikolor, kandidal bez dermatiti ve intertrigo maya kaynaklı ya da maya ile süperenfekte tablolardır. Uyuz gece artan kaşıntı, aile öyküsü ve bebeklerde palmoplantar vezikülopüstüllerle tanınır.
Otoimmün büllöz hastalıklar. Çocukluk çağının en sık otoimmün büllöz hastalığı lineer IgA dermatozudur; inci dizisi görünümündeki gergin büller ve DIF’de lineer IgA ile tanınır. Pemfigus vulgaris ve pemfigus foliaseus intraepidermal, Nikolsky pozitif gevşek büllerle; büllöz pemfigoid, edinsel epidermolizis bülloza ve müköz membran pemfigoidi subepidermal gergin büllerle seyreder. Neonatal pemfigus maternal antikorların geçişiyle oluşur ve kendiliğinden düzelir.
Genodermatozlar. İktiyozlar bu grubun çekirdeğidir: iktiyozis vulgaris en sık alt tiptir; X’e bağlı resesif iktiyoz erkeklerde, lameller iktiyoz ve konjenital iktiyoziform eritroderma kolloidon bebek olarak doğabilir; Harlequin iktiyoz en ağır ve yüksek mortaliteli formdur. Epidermolizis bülloza, ektodermal displazi, inkontinentia pigmenti, Netherton sendromu ve diskeratozis konjenita çok sistemli tutulum nedeniyle ayrıca önem taşır.
Vasküler tümörler ve malformasyonlar. İnfantil hemanjiom çocukluk çağının en sık tümörüdür; doğumda belirgin değildir, ilk aylarda büyür, sonra geriler ve GLUT-1 pozitiftir. Kalıcı ve bebekle birlikte büyüyen kapiller malformasyondan (porto şarabı lekesi) ve gerileyen nevüs simpleksten ayrılmalıdır. Tufted anjiom ve kaposiform lezyonlar Kasabach-Merritt fenomeni ile komplike olabilir; piyojenik granülom sık edinsel vasküler tümördür.
Pigmentasyon bozuklukları. Hipopigmente grupta edinsel vitiligo, atopiyle ilişkili pitriyazis alba, postinflamatuar hipopigmentasyon, konjenital nevüs depigmentozus, nevüs anemikus ve piebaldizm yer alır. Hiperpigmente grupta café-au-lait makülü, efelid, lentigo ve postinflamatuar hiperpigmentasyon sıktır.
Saç ve tırnak hastalıkları. Skarsız alopesilerde alopesi areata, telogen effluvium, traksiyon alopesisi ve gevşek anagen sendromu; kıl şaftı anomalilerinde trikoreksis nodoza, moniletriks ve pili torti öne çıkar. Tırnakta akut paronişi, tinea unguium, yirmi tırnak distrofisi ve longitudinal melanoniji önemlidir.
Kaşıntı en sık yakınmadır. Kronik, gece artan ve fleksural tutulumlu kaşıntıda atopik dermatit, gece artan ve aile bireylerinde de görülen kaşıntıda uyuz, temas alanına sınırlı kaşıntıda kontakt dermatit düşünülür. İnfantil seboreik dermatitte ise kaşıntının yokluğu ayırt ettiricidir. Vezikül ve bül görüldüğünde bülün gevşek ya da gergin oluşu ve Nikolsky bulgusu yol göstericidir. Alopesi değerlendirmesinde skuam varlığı, kıl kırılması ve saç çekme testi tinea kapitisi, alopesi areatayı ve effluvium tablolarını ayırır. Hipopigmente lezyonlarda Wood ışığı ve diaskopi kullanılır.
| Bulgu / yakınma | Düşündüren tablolar | Ayırıcı ipucu |
|---|---|---|
| Kaşıntılı egzematöz döküntü | Atopik dermatit, kontakt dermatit, uyuz | Yaşa özgü dağılım ve kuruluk; temas alanı; gece kaşıntısı ve tünel |
| Bez bölgesinde eritem | Bez dermatiti, kandidal bez dermatiti, seboreik dermatit | Kıvrımların korunması irritanı; satellit lezyonlar kandidayı düşündürür |
| Bal rengi krut | Non-büllöz impetigo | Burun ve ağız çevresinde erode alanlar |
| Gevşek bül, Nikolsky pozitif | SHDS, pemfigus | SHDS’de mukozalar korunur, ateş ve deri hassasiyeti vardır |
| Gergin bül | Lineer IgA dermatozu, büllöz pemfigoid | İnci dizisi görünümü; DIF’de lineer IgA veya IgG/C3 |
| Anüler skuamlı plak | Tinea korporis, pitriazis rozea | Aktif kenar ve KOH; madalyon plak ve Noel ağacı dağılımı |
| Alopesik yama | Tinea kapitis, alopesi areata, trikotillomani | Skuam ve Wood floresansı; ünlem işareti saçlar |
| Keskin sınırlı beyaz makül | Vitiligo, nevüs depigmentozus, pitriyazis alba | Edinsel ve depigmente; konjenital ve sabit; sınırı belirsiz ve ince skuamlı |
Stafilokoksik haşlanmış deri sendromu özellikle yenidoğan ve 5 yaş altında görülen pediatrik bir acildir. Fleksural ve periorifisiyel kızıl benzeri eritem, gevşek steril büller ve yaygın deskuamasyon gelişir; hastaneye yatış, IV antistafilokokal tedavi ve sıvı-elektrolit desteği gerekir. Ayırıcı tanısında mukoza tutulumunun belirgin olduğu ilaç kaynaklı Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz yer alır. Nekrotizan fasiit, eritemin ötesine uzanan ödem, orantısız ve dayanılmaz ağrı, krepitasyon ve kutanöz anesteziyle kendini gösterir; erken cerrahi debridman yaşamsaldır. Ekzema herpetikum atopik zeminde hızla yayılan monomorfik ülserlerle seyreder. Eritrodermik psoriasis, Leiner hastalığı ve kolloidon bebek ısı kaybı, dehidratasyon ve enfeksiyon riski taşır. Saç turnike sendromu açıklanamayan ağlaması olan bebekte parmak ve genital bölgenin muayenesini gerektirir. Periorbital, dudak veya hava yolu yakınındaki hemanjiomlar ambliyopi, beslenme güçlüğü ve stridor nedeniyle; geniş segmental yüz hemanjiomları ise PHACE sendromu açısından erken değerlendirme gerektirir. Nötropenik çocukta nekrotik ülser ektima gangrenozumu, çok sayıda café-au-lait makülü ise nörofibromatozis tip 1 taramasını akla getirmelidir.
Pediatrik dermatolojide tanı çoğunlukla kliniktir. Lezyonun morfolojisi, dağılımı, başlangıç yaşı ve eşlik eden sistemik bulgular birlikte değerlendirilir. Yardımcı yöntemler KOH incelemesi, kültür, Wood ışığı, dermoskopi, Tzanck, yama testi, deri biyopsisi ve otoimmün büllöz hastalıklarda direkt immünfloresandır. Tedavinin temelini tetikleyiciden kaçınma, bariyer onarımı ve nemlendirme oluşturur. Bunun üzerine inflamatuar hastalıklarda topikal kortikosteroid ve kalsinörin inhibitörleri, dirençli olgularda fototerapi ve sistemik ya da biyolojik ajanlar eklenir. Enfeksiyonlarda etkene yönelik topikal veya sistemik antimikrobiyaller verilir; apse ve paronişide drenaj gerekir. Uyuzda aile bireylerinin birlikte tedavisi esastır. Komplike infantil hemanjiomda ilk seçenek oral propranololdür. Genodermatozlarda ise destek tedavisi ve multidisipliner izlem ön plandadır.